BlackBerry ve BIS Olmadan Internet Erisimi

13 01 2010

Gectigimiz haftalarda yillardir Windows Mobile kullaniyor oldugum icin oldukca zor bir secim yapmak zorunda kaldim. Uzun zamandir kullandigim ve her ne kadar hantalligindan sikayetci olsam da fonksiyonalite bakimindan bir PC’yi aratmayan Windows Mobile PDA’imden vazgecip BlackBerry almaya karar verdim. Bu karari vermem bir ayimi aldi. Bulabildigim her tur yorumu, arastirmayi, karsilastirmayi okudum. Bundan onceki PDA’im Benq‘da dokunmatik ekranla QWERTY klavye bulunuyordu. Kisa sureli iPhone ve BB Storm denemelerinden sonra yine QWERTY klavyeli bir cihaz alacaktim.

Sonuc olarak, yaklasik 1 haftadir BlackBerry Bold 9000 kullaniyorum ve bir kiyaslama yapmam gerekirse birkac eksisinin yaninda Windows Mobile’i kesinlikle aratmadigini soyleyebilirim.

Simdilik bir BB cihazla olmazsa olmaz olan BIS (BlackBerry Internet Service) uyeligimi baslatmadim, onceden kullanmakta oldugum GPRS paketi uzerinden 3G ile internete giriyorum. Ay sonunda finallerin bitimiyle beraber BIS’e gecmeyi planliyorum.

→ BIS olmadan mevcut GPRS paketinizle internette nasil gezinirsiniz?

GPRS APN Ayarlari

GPRS APN Ayarlari

Cok basit. Ancak belirtmeliyim ki bazi programlar BIS/BES uyesi olunmadan calismayacaktir; BB Browser, Messenger‘lar gibi. Bunun icin de browser olarak Opera Mini 5, messenger programi olarak ise IM+ kullaniyorum. O yuzden gecici degilse bu yontemi kesinlikle tavsiye etmiyorum! Yapmaniz gereken ayarlar soyle:

GPRS APN Ayarlari
Menuden Options>Advanced Options>TCP/IP‘ye giriyoruz, ve APN Settings Enabled’i ve APN Authentication Enabled’i tickliyoruz. Ardindan AVEA (muhtemelen diger operatorler de dahil) icin,

APN: internet
Username for APN: gprs
Password for APN: gprs

yazip telefonu tekrar baslatiyoruz. Boylelikle herhangi bir BIS/BES data paketi olmadan sinirli da olsa islerimizi gorecek kadar internete 3G hiziyla girebiliyoruz.





Ubuntu Server: Terminal ve Muzik Sistemi

8 01 2010

Linux‘ta zorluk cektigim konulardan birisi Windows Server‘dakinin aksine bilgisayara merkezi muzik sistemini baglayamamam olmustu. Ancak biraz arastirmadan sonra ALSA ses karti driver’larini indirip kurdum ve console’da calisabilen ve bir terminal application’i icin muhtesem denebilecek bir arayuze sahip olan MOC (Music on Console) Player’i buldum.

Boylelikle istedigim gibi muzik yayini yapabilir duruma geldim.

MOC Player SSH

MOC Player SSH

Bu kadarla yetinmeyip acaba Last.fm‘i terminal‘den dinleyebilir miyim diye baska bir arastirmaya basladim ve sonucu cok garipti. Yaygin olarak kullanilan LastBASH, mantigi istediginiz radyoya programda tune eden ve radyoda calan muzikleri bir m3u playliste kaydeden, daha sonra bunu istediginiz media player ile acip last.fm’i dinlemenizi saglayan bir program. Biraz karisik gelse de yukleyip kurdugunuz an hic sorun yasamadan mantigini anlayabilirsiniz.

Ancak bir suredir problemli bir sistem. Nedeni ise, m3u (playlist) dosyasinin bulundugu server’in yanit vermemesi. DNS ayarlariyla oynayip proxy dahi denemis olmama ragmen sonra bir aydir siteye bir turlu baglanamiyorum. Yani last.fm’i dinleyemiyorum.

Baska bir artisi yine SSH konusunda, MOC Player’i remote olarak diledigim gibi kontrol edebilmem extreme-mobility ozelligini sagliyor bana; uyanir uyanmaz yataktan dahi kalkmadan muzik dinlemeye baslayabiliyorum.

Kesinlikle oneririm!





Ubuntu Server 9.10′a Gecis

25 12 2009

1 aydan uzun suren bir deneme surecinden sonra Windows Server 2003 uzerindeki tum verilerimi Ubuntu Server 9.10‘a tasidim. Verileri baska bir ortama tasiyarak yedeklemem yaklasik 5 saatimi aldi ve sonunda 40 dakika kadar suren bir kurulumla HTTP server’imi Ubuntu Server 9.10 Apache2 ile calisir duruma getirdim.

Yukleme esnasinda LAMP (Linux Apache MySQL PHP) server paketini kurdum ve .NET/ASP kullanan butun sayfalarimi .PHP‘ye cevirdim. Madde madde izlenimlerimi yazmam gerekirse,

  • IIS’te eklenti uzerine eklenti yukleyerek bir turlu basaramadigim basit bir e-posta gonderme islemini PHP Pear paketi ile basardim. Hem de ilk denemelerimde!
  • Performans bakimindan Apache, IIS’ten cok fazla olmasa da biraz daha iyi gibi.
  • SSH ile terminal uzerinden konfigurasyon yapilabildigi gibi ek bir modul olan Webmin araciligi ile de WEB uzerinden ister local ister remote olsun, server’a ait neredeyse tum ayarlari yapabiliyorum. Bakiniz http://www.webmin.com/
  • IIS’te kolayca yapilabilen Redirect islemini .htaccess dosyalarini duzenleyerek yapmayi basardim. @Canol‘a bu konuda yardimlari icin tesekkurler :)
  • DSL modemin DNS adreslerini alirken bir sorunla karsilastigini gordum bu yuzden server’a DNS’leri manuel olarak veriyorum ve OpenDNS’i kullaniyorum.
    /etc/resolv.conf dosyasina nameserver 208.67.220.220 ve nameserver 208.67.222.222 satirlarini eklemek yeterli.

Bu sure zarfinda Apache’nin 1 kez cokusune tanik oldum. Hicbir hata detayi almamam ise beni cok sasirtti. Tek bilgilendirme satiri soyleydi : “Starting Apache Web Server … failed“.

Webmin

Webmin

Bu cokusun nedenini ise ayarlari Webmin uzerinden bir GUI (Graphical User Interface) ile yaptiginizda apache2.conf dosyalarina yazilan komutlar biraz karmasik oldugundan cok kolay anlayamiyorsunuz. Cozum olarak ise apache2.conf’u tekrar yapilandirdim.

PHP Pear Mail paketi ile SMTP uzerinden e-posta gonderebilmek en isime yarayan eklentilerden birisi oldu. IIS’te bu islem icin kullandigim workaround server’a gonderilen, diger bir deyisle bana ya da diger hostlarima, mesajlari database’de saklamakti. Bakiniz http://www.phpmaniac.net/wiki/index.php/Pear_Mail

Windows Server’in eksikligini hissettigim tek sey evde server uzerinden merkezi muzik yayini yapabiliyor olmamdi. Buna da bir cozum bulursam, IIS’e uzun bir sure donmeyecegim gibi geliyor.





Google Chrome Mac OS Beta

15 12 2009

Google yeni isletim sisteminin duyurusunu yapip Microsoft’u korkutadursun, dunya capinda bir anda sukse yapmayi basaran son derece sade ve hizli web browser’i Google Chrome artik Mac icin de kullanilabilir durumda. Henuz Beta asamasinda olmasina ragmen neredeyse sorunsuz olarak calisiyor.

Inline-Completion

Inline-Completion

Bir tur Power User degilseniz ve web browser’i yalnizca internette gezinmek icin kullaniyorsaniz ihtiyaclarinizi fazlasiyla karsilayacak, piyasadaki belki de en hizli acilma suresine sahip tarayici Chrome. Bunu ozellikle Mac’te acik bir sekilde hissediyorsunuz.

Firefox, Flock, Opera gibi browser’larin bence en buyuk dezavantaji acilis hizlarinin Mac OS ortaminda oldukca yavas kalmis olmasi; Safari ile kiyaslanamayacak derecede. Ancak Google Chrome bu sorunu ortadan kaldirmis. Tikladiginiz anda milisaniyelerle olculecek zaman biriminde karsiniza Home Page’iniz geliyor ve hemen adresi yazip gezintiye baslayabiliyorsunuz.

Olumsuz yonlerinden bir tanesi, Internet Explorer haric diger tum browserlar gibi “inline completion” ozelliginin Chrome’da da olmamasi. Bu tam olarak nedir? Cok basitce, Internet Explorer’da ancak Gelismis Ayarlar’dan acilacak bir ekrandan ayarlanabilen ve Safari’de built-in olarak bulunan, adresi yazmaya basladiginizda en son ya da en sik girdiginiz sitenin adresinin direkt olarak adres cubuguna yazmasi ve enter tusuna bastiginizda gezintiye baslayabilmeniz. Resimde bu ozelligi acikca gorebilirsiniz.

Google Chrome

Google Chrome

Diger bir eksisi ise, cok fazla kaynak kullanmasi. Ne zaman YouTube’da bir video izlemege kalksam islemci kullanimi 80% seviyelerine cikiyordu. Bunu ise Beta olmasina bagliyorum, umarim sonraki release’lerde bunu cozerler.

Bunlarin haricinde user interface’i oldukca guzel, Safari gibi oldukca sade. Mac kullanicilarinin denemesi gereken bir browser olmus.





Surekli Senkronizasyon

6 12 2009

Hayatinizi duzenli yasamayi seviyorsaniz onemli toplantilarinizi, bulusmalarinizi elbet not aliyorsunuzdur. Ancak butun verilerinizi elektronik ortama tasimaya kalkistiginizda buyuk senkronizasyon problemleriyle karsilasirsiniz. Evdeki PC’nizde takviminize eklediginiz bir bulusmayi telefon ya da cep bilgisayariniza eklemeyi unuttuysaniz ve hafizaniz o kadar da iyi degilse cok kotu durumlarla yuzlesmek zorunda kalabilirsiniz.

Google Sync Services

Senkronizasyon servisleri yakin zamana kadar yaygin degildi ancak su anda bir Gmail ya da Google Apps kullanicisi iseniz ister Windows ortaminda olun ister Mac OS, ister Pocket PC kullanicisi olun ister Blackberry, takviminizi, telefon rehberinizi ve e-postalarinizi her an senkronize tutmak cok basit.

Mac OS Snow Leopard’da bu islem cok basit olmasina ragmen Windows’ta ufak programlar ile bunu saglayabiliyorsunuz.

PC’nizde yaptiginiz bir degisiklik aninda Google hesabinizdaki verilerinizi guncelliyor, ve PDA’inizi de Google ile senkronize hale getirdiginizde 3 ayri ortamda ayni veriler guncel bir sekilde erisilebilir oluyor.

Avantajlarina gelirsek. Oncelikle en kotu ihtimalle en az bir sekilde verilerinize, notlariniza, takviminize ya da telefon rehberinize erisiminiz oluyor. Cep telefonunuz ya da pc’niz yaninizda degilse herhangi bir internet baglantisi kullanarak Google’dan bilgilerinize erisebiliyorsunuz.

Ikincisi boylelikle butun randevularinizi goruntuleyebiliyor ve planlamanizi cok daha efektif bir sekilde yapabiliyorsunuz.

Daha detayli bilgi icin Google Sync Services web sitesini ziyaret etmenizi oneririm.
http://www.google.com/sync/index.html

Yalniz bir uyari; bu sistemi kullanmaya baslayacaksaniz her randevunuzu mutlaka aninda bir sekilde kaydedin. Unuttugunuz taktirde etkinligi takviminizde goremeyeceginizden yanlislikla ayni saate baska bir randevu koyarsaniz cok kotu durumda kalabilirsiniz.

Hatta kaliyorsunuz, benden soylemesi!





Windows Server 2003′e Veda (II)

10 11 2009

Ubuntu Server 9.10 kurmus olmamdan henuz 1 hafta bile gecmemis olmasina ragmen bu sure zarfinda sisteme 3 kez format attim, Mac’e VMware uzerinde Ubuntu kurdum, CentOS kurulumu denedim, Ubuntu’yu iki kez daha kurdum. Anlasilan FTP sorunu bir dizi problemin sadece bir baslangiciymis!

Internet en buyuk yardimcim oldu bu surecte ve sonunda mukemmele yakin calisan bir sisteme kavustum. 1 gun boyunca test server’i uzerinden yayin dahi yaptim. Iste simdilik karsilastigim sorunlar ve workaround’lari:

→ Apache Virtual Host Problemikoray-server3

Ubuntu’yu toplamda 3 kez kurmamin ana nedeni aslinda buydu. Bircok web sitesini ayni server’da tek IP uzerinde barindirdigim icin Apache’nin virtual host ozelligini kullanmam gerekti. IIS’te bunun icin ek hicbir islem yapmama gerek yokken Apache icin bir konfigurasyonlar dizisini modifiye etmem gerekiyordu. Ancak internetten buldugum ve Ubuntu Server 9.10 icin olan hicbir tutorial isime yaramadi. Her defasinda Apache coktu ve her seye bastan baslamam gerekti.

En son kurulumumda Webmin modulunu yukledim ve tum islemleri, kurulan bir web arayuzu araciligi ile yaptim. Baslarda bu bile sorunlara neden oldu ki ornegin bircok virtual host tanimlamama ragmen a.com b.com c.com, adrese ne yazarsaniz yazin hep ayni siteye yonlendiriyordu Apache kendiliginden. Bunun ise basit bir Port hatasi oldugunu gordum, Virtual Host yaratirken Port belirtmediginiz taktirde Apache en son kurulan virtual host’a yonlendiriyor adres ne olursa olsun. Sanirim bir tur Bug.


→ FTP problemi

 

Linux icin olan bircok FTP programini denedim, bunlara VSFTPD, SFTP, VFTPD ve PURE-FTPD dahil. Pure-FTPD haric hepsinde yine Virtual User yaratma sorunu ile karsilastim. Ardindan Pure-FTPD haric hepsinde kullanici yaratabildim ancak bu sefer de login bilgilerini degistiremedim.

Pure-FTPD kurulumu sorunsuz gecti, istedigim kadar user olusturup kisisel ayarlarini degistirebiliyorum. Yalniz dun aksam 2 saatligine anlam veremedigim bir sorunla karsilastim: Gerek network icerisinden gerekse disaridan baglanti kuramiyordum. 425, Sorry Wrong Address hatasi aliyordum devamli. Gizemli bir sekilde birkac kez remove & reinstall isleminden sonra bu sorun da cozuldu.


→ Mail Problemi

 

En onemli problemlerden birisi: PHP ile mail gondermek. IIS’te bir turlu ustesinden gelemedigim problemdi. Ne yaparsam yapayim, ne kendi server’imdan ne de baska bir SMTP server‘dan email gonderemiyordum. Linux’ta yine boyle bir sorunla karsilasmaktan korkuyordum. Ancak PHP PEAR ile Google Apps‘deki hesabimdan SMTP ile mail gondermeyi basardim. Local olarak kendi SMTP server’imdan gondermeye vakit ayirir miyim bilmiyorum, onceki deneyimlerimden dolayi IP adresimin whitelist‘te olmamasindan dolayi bircok mailbox’a SPAM olarak gittigini biliyorum.


Simdilik karsima cikan problemler ve uyguladigim workaround’lar bunlar. Sanirim cok kisa bir sure icerisinde altyapimi tamamen Linux’a tasimis olacagim.

 





Windows Server 2003′e Veda (I)

5 11 2009

Uzun suredir Windows Server 2003 isletim sistemi uzerinde barindirdigim IIS‘den ASP.NET ve FastCGI ile PHP destegi veren server’imi tamamen Ubuntu Server‘a tasimaya karar verdim. Apache2, PHP5 ve MySQL kullaniyor olacagim. Bunun temel nedenlerinden birkaci lisans sorunu ve Linux’un terminal konusunda Windows’tan cok daha ustun olmasi, dolayisiyla bana PDA‘den bile server’imi yonetme olanagini saglamasi.

Oncelikle dun (Kasim 4 2009) su anki server’imi ve barindirdigim sistemi/siteleri hicbir sekilde etkilemeyecek sekilde ikinci bir bilgisayara Ubuntu Linux yukledim, Apache, PHP ve MySQL calisir durumda. Simdilik detayli konfigurasyonlarla ugrasiyorum, FTP kurulumu, VirtualHost konulari gibi.

→ Ilk Izlenimler

Mac OS TerminalEn cok hosuma giden ozellik SSH kullanarak sistemdeki her seyi Broadband bir internet baglantisi olmasina gerek kalmadan kontrol edebilmem. Kampus kutuphanesinden son derece hizli bir sekilde terminal’den konfigurasyon yapiyorum, inanilmaz.

Microsoft IIS’ten aliskin oldugum Start>Control Panel>Administrative Tools>Internet Information Systems gibi tanimlar cok uzak. Ubuntu Server 9.10 varsayilan olarak GUI’siz geldigi icin her seyi simdilik terminal’den yapmak zorundayim.

Zorlanmadim denemez. Bir gundur FTP server icin virtual kullanicilar yaratmaya calisiyorum. Tabi ki onca artinin yaninda eksilerinin de olmasini bekliyordum ancak bu kadar fazla sorunla karsilasacagimi tahmin etmiyordum!

Simdilik bu kadar, kurulumu yaptiktan sonra 1 ay kadar ikinci server’imi deneme icin acik birakacagim, bu surec sonunda herhangi buyuk bir problemle karsilasmazsam, su anki kullandigim ana server’i tamamen Ubuntu’ya adayacagim.

Benim gibi Microsoft .NET ile yasamini gecirmis biri icin inanilmaz bir adim olacak.

Gelismeleri yazmaya devam edecegim.





Aradigini Bulmak

14 10 2009

Milyarlarca dokumanin dolastigi bir bilgi havuzunda aradiginizi bulmakta zorlandiginiz eminim olmustur. Kelimenin sonuna ekleyeceginiz tek bir harf bile sizi bos sonuclara goturebilir. Bu yuzden arama motoru kullanmanin, ve aradiginiz seye ulasmanin aslinda kulaga geldiginden cok daha zor oldugu bir gercek.

→ Neler Yapilabilir?

Aradigini Bulmak

Aradigini Bulmak

Hangi dilde arama yaptiginiz sozcuk seciminizde cok etkili olacaktir. Ingilizce ve Turkce burada cok buyuk nuans gosteriyor. Her ne kadar Google, Yahoo! gibi onde gelen arama motorlari anahtar kelime bazinda degil, sozcuklerinize anlam yukleyerek arama yapmaya basladiysa da henuz bunun cok etkili oldugu soylenemez. Ornek vermek gerekirse, herhangi bir sehirde dans kursu ararken kullanabileceginiz cumle ingilizcede “dance lessons chicago” iken Turkce’de “dans kurslari ankara” sonuclari ile “dans kursu ankara” sonuclarinin cok farkli olabilmesiyle karsilasiyorsunuz. Bu yuzden Turkce’de arama yaparken,

- Mumkun oldugunca kelime koku ile arama yapmaya ozen gosterin.

“dans kurs ankara” gibi. Unutmayin, “kurs” yazarsaniz arama motorlari bu kelimeyi iceren sonuclar gosterecektir ve buna “kurslar”, “kursu”, “kurslari” gibi sonuclar dahildir. Ek getirdiginiz sozcukler ancak aramanizi daraltir ve kullanisli olabilecek sonuclari disarda tutar. Ayrica,

- Aramaniza anahtar kelimeler eklemek arama sonuclarinizi daraltabilecegi gibi tamamen yok olmasina da sebep olabilir.

Bu yuzden olabildigince spesifik ancak tum olasiliklari da arama sonuclarinizda gosterebilecek kelimeler secin. Kulaga garip geliyor biliyorum ama bu ozelliginizi yuzlerce deneme/yanilma sonucunda kazanabilirsiniz ve emin olun cok isinize yarayacaktir.

→ Arama Sonuclarini Nasil Ayiklayabilirim?

Gozlemledigim en buyuk sorunlardan birisi de dogru anahtar kelimelerle arama yapanlarin “hangi sonuca tiklamaliyim?” sorusu idi. Bunu cevaplamasi cok zor nitekim web’de neredeyse her sey birbiriyle baglantili hale geldi. “Dans Kursu” aramasinin sonucunda karsiniza gelecek siteler arasinda Profesyonel Networking sitelerinden tutun, forumlarda kullanici adi “dans-kursu” olan kisilerin yazilarina kadar bircok alakasiz baslikla karsilasacaksiniz.

Ilk yontem, web adresini incelemek. Eger aramanizin sonucunda alaka kuramadiginiz web adresleri goruyorsaniz, bilin ki yanlis basliga bakiyorsunuz. Web adresi icerisinde “kurslar”, “ABCdansmerkezi” gibi obeklerin gectigi siteleri tercih edebilirsiniz. “sirketce.com, xing.com, facebook.com” gibi siteler sizi bu konuda pek fazla ileriye goturemeyecektir.

Ikinci yontem ise, baglantinin basligina bakmak. Bu aramayi yaptigimda basligi “afrolatindans.com – Traffic Details from Alexa” olan bir site dahi gordum.

Ancak bu iki yontemi bir arada kullanmanizi tavsiye ederim nitekim basligi “Danskursu.net - Dans Kursu” olan bir web sitesinin adresine baktiginizda whois.domaintools.com oldugunu goruyorsaniz, bilin ki bu site danskursu.net adresinin kime ait oldugu gibi bilgileri barindiran bir servisten baska bir sey degildir.

Bu konuda aklima daha baska yontemler geldikce ya da cevremden duyumlar aldikca yazmaya devam edecegim cunku gercekten de cok onemli oldugunu dusundugum bir baslik bu.





Flock- Gorulmeye Deger

20 09 2009

Uzun zamandir kisisel tercihlerime yonelik bir web browser ariyor olmama ragmen gerek arayuzu gerek hizi nedeniyle Safari’yle yetinmek zorunda kaliyordum. Ancak yine de Safari’de ciddi bir seyler eksikti. Bu yuzden onceki aksam Mac OS icin tasarlanmis tarayicilari teker teker indirdim, kurdum ve denedim. Bunlar arasinda ilgimi ceken bir tane vardi; Flock.

Snapshot- Flock

Snapshot- Flock

Ilk ciktigi zamanlarda flickr‘a verdigi sorunsuz ve muthis destegi ile dikkatimi cekmisti ki yanlis hatirlamiyorsam Yahoo!‘nun da destekledigi bir projeydi Flock Web Browser. Ancak birinci versiyonu bir hayli agir ve kalabalik gelmisti, o yuzden fazla kullanamamistim.

Ancak dun indirdigimde cok guzel eklentilerin de beraber geldigini gordum; Facebook, Twitter gibi portallara olan entegrasyonu, Firefox altyapisi uzerine kurulmus olmasina ragmen cok daha sik ve hizli calisiyor olmasi beni etkiledi. RSS okuyucusu olarak NewsFire yerine artik Flock’u kullaniyorum.

Webde gezerken herhangi bir seyi aninda Facebook gibi sitelerde paylasabiliyor, anlik olarak yan tarafta arkadaslarinizin en son nasil guncellestirmeler yaptigini izliyor, yine tek bir tusla yorum yapabiliyor, fotograflarinizi ekleyebiliyor, blog yazilarinizi guncelleyebiliyorsunuz.

Safari’nin yavasligindan ve sadeliginden artik sikilmis birisi olarak artik bir sureligine Flock kullanacaga benziyorum.

http://www.flock.com